Muse Boykotundan Arda Kalan

Yaklaşık bir yıl önce Muse konseri boykot edildi peki sonra ne oldu? Bu bir seferlik bir olay mıydı?

MÜZIK KÜLTÜR

6/18/20262 min read

Yaklaşık 1 yıl önce Büyük Muse Boykotu gerçekleşti.

Binlerce insan boykota katıldı ve grup organizasyon şirketinden dolayı Türkiye'ye gelmeyeceğini açıkladı.

Boykotu başlatan olay, konserin organizasyonunu üstlenen D*L şirketinin sahibinin twitter'da halka ettiği küfürdü.

Cumhurbaşkanı Adayı İmamoğlu'nun haksız yere tutuklanmasının üstünden çok geçmediği için toplumun büyük kısmı öfkeliydi.

D*L de bu öfkeden haklı olarak nasibini aldı.

Fakat Muse boykotundan sonra ne oldu?

Uzatmadan ve romantize etmenden söyleyelim. Boykot unutuldu.

Aynı şirket paravan şirketler kurarak Tımberlake konserini düzenledi ve Muse'u boykot edenlerin de içinde olduğu o insanlar Tımberlake konserine gitti.

Sonrasında da yandaş şirketlerin düzenlediği sayısız konser gerçekleşti ve hiç boykot mevzusu konuşulmadı. Halen de bu durum devam ediyor....

Zaman geçtikçe Muse severler de haklı olarak "Bir Muse'u mu boykot ettik?" diye düşünmeye başladı.

Yanlış anlaşılma olmasın Muse konseri boykot edilmeliydi ve iyi ki edildi fakat diğer konserler de boykottan nasibini almalıydı.

"Ama D*L bize küfür etti. Diğer şirketler böyle değil... niye boykot edelim." diye düşünüyor olabilirsiniz.

Diğer şirketler bize direkt küfür etmiyorlar ama hayatınızı yaşanamaz kılmak için iktidarlarla işbirliği yapıyorlar.

Sadece D*L'in sahibi çoğu sermaye sahibinin halk için düşündüğünü acemilik yapıp açık açık söyledi.

Örneğin; p*zitif şirketi Doğuş grubuna ait. Aynı grubun televizyon kanalı NTV, 19 Mart sürecinde üç maymunu oynadığı için CHP Başkanı Özgür Özel tarafından bile boykot edilmişti.

Ya da z*rlu... avm yerinin kent suçu olması, işçilere hakkını vermemesi, geçen seneye kadar israil'de enerji yatırımın bulunması gibi pek çok insanlığa karşı suç işlemiş bir şirket.

Tarihe baktığınızda neredeyse bütün sermayelerin iktidarla kol kola çalıştığını ve iktidardan taraf halka karşı konum aldıklarını görebilirsiniz.

ABD ve NATO güdümünde hareket ederek Türkiye'yi siyasal islamcıların yardımıyla bir sömürge ülkesine çevirenlerin arasında bu sermayenin olduğu da bir gerçek.

Bu durum bize küfür edilmesinden daha ağır bir durum.

Boykot etmek için bize direkt küfür edilmesini beklememek gerektiği düşünüyorum. Çünkü; iktidarın ve şirketlerin bize reva gördüğü hayat en büyük küfür.

Belki de bu durum için çok düşünmeyip üstat Adarno'nun o sözlerini hatırlamak gerek.

Kültür endüstrisinin ürünleri, insanlar perişan halde olsa bile canlı biçimde tüketilecektir.

-Adorno

İletişim

E-posta

© 2025. All rights reserved.