Sleigh Bell'den Alexis Krauss Spotify ve Live Nation Boykotu Hakkında Konuştu

Sleigh Bell'den Alexis Krauss Spotify ve Live Nation hakkında açıklamlar yaptı ve sektörün gidişatını eleştirdi.

HABER

3/25/20264 min read

Son dönemde giderek artan boykot çağrıları müzik sektöründe de kendini göstermeye başladı.

Müzik uygulaması Spotify'ın savaş yatırımı yapması ve Live Nation'un giderek tekelleşmesi bu çağrıları artırdı.

Başta Massive Attack ve King Gizzard & the Lizard Wizard olmak üzere pek çok grup uygulamadan şarkılarını kaldırdı.

Spotify Boykotu hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Yaptığı Instagram paylaşımında bu çağrılar hakkında konuşan Alexis Krauss, boykotun bireysel bir şekilde etkili olmayacağını ve aksine sanatçıya zarar vereceğine vurgu yaptı.

Açıklamanın Tamamı:

"Son zamanlarda sömürücü, ahlaki açıdan çökmüş ve zaman zaman suç teşkil edebilen bir sistemde, bir birey ve bir sanatçı olarak sorumluluğum üzerine kafa yorarak çok fazla zaman harcıyorum. Müzik endüstrisindeki 28 yıllık kariyerim boyunca, neden bunun bir parçası olmaya devam ettiğimi sık sık sorguladım.

Genç yaşlarımda bir kız pop grubundayken, vücudum beni daha zayıf göstermek için rızam olmadan dijital olarak değiştirildi. Bu, muhtemelen kişisel değerlerimin müzik dünyasının öncelikleriyle uyuşmadığını fark ettiğim ilk andı.

Bugün, gurur duyduğum, insanlara etik davranmaya çalışan, değerlerimizi paylaşan bireyler ve şirketlerle çalışan ve dürüstlükle hareket eden bir grupta olmama rağmen, kendimi sık sık etik yerine kârı önceliklendiren şirketlere ve sistemlere mecbur kalmış halde buluyorum.

Her şeyi yakıp yıkmayı, boykot etmeyi ve desteğimi çekmeyi ister miydim? Elbette isterdim. Ama dürüst olmak gerekirse buna gücüm yetmez. Grubumun buna gücü yetmez.

Bu sektörde hayatımızı kazanma yeteneğimiz, bu şirketlerle olan etkileşimimize bağlı. Bu durum tüm sanatçılar için geçerli olmayabilir ancak bizimki gibi orta ölçekli bir grup için bunun etrafından dolanacak bir yol bulmakta zorlanıyorum.

Müziğimizi Spotify'dan çekmek ister miydim? Evet, isterdim. Peki, Spotify'ın bize sunduğu platformu kaybetmeyi göze alabilir miyiz? Hayır, alamayız. Bu bizim için yıkıcı olurdu.

Live Nation ve Ticketmaster'la bir daha asla iş yapmamayı ister miydim? Elbette isterdim. Turneye çıktığında ancak maliyetini ucu ucuna karşılayan bir grup için bu mümkün mü? Hayır.

Bunu nasıl yapabileceğimizi hayal bile edemiyorum. Bizim öyle bir gücümüz (pazarlık payımız) yok.

Krauss, adı Epstein Dosyalarında geçen ve ABD'nin en tanınmış yetenek ajanslarından olan Wasserman'ın sahibi Casey Wasserman ile ilgili de açıklamalarda da bulundu.

"Wasserman Music'ten öylece ayrılmak ister miydim? Evet, isterdim. Yapabilir miyiz? Hayır, çünkü temsilcimizi seviyor ve ona saygı duyuyorum; kendisi, ailesi ve sanatçıları için en iyi kararı vereceğine güveniyorum. Wasserman'daki temsilciler kötü adamlar değil.

Değerlerim, şimdiye kadar onayladığımız her 'sync' (müziğin görsel medyada kullanımı) anlaşmasıyla örtüştü mü? Hayır, örtüşmedi; ama o gelir benim ve çocuğumun sağlık sigortasını her ay ödememi sağlıyor mu? Kesinlikle sağlıyor. Çünkü unutmayalım ki çalışan müzisyenler için sağlık hizmeti diye bir şey yok."

İsterseniz bana omurgasız deyin ama benim gerçeğim bu. Ahlaksız bir sistemde mümkün olan en az zararı vermeye çalışırken yaşadığımız gerçeklerin ikiyüzlülüğü bu.

Bu kişileri ve şirketleri sorumlu tutmak için daha fazlasını yapabilir miydim? Kesinlikle. Peki buna kapasitem var mı? Hayır, yok.

Bana göre, bu bozuk sistemleri düzeltmek, özellikle de geçimini sağlamakta zorlanan sanatçıların sorumluluğu değildir. Çaresiz olduğumuzu söylemiyorum ama sistemli bir değişim ve gücün en üst kademelerindekiler için bir hesap verebilirlik olmadan, anlamlı bir değişim gerçekleşmeyecek.

Keşke çok milyonlu ve milyarder sanatçılar öne çıksa ve bu kurumları sorumlu tutmaya çalışsa. Bir noktadan sonra artık daha fazla paraya ihtiyacınız kalmıyor.

Gerçek güce sahip insanların ses çıkarması gerekiyor. Bir sanatçı platformunu mevcut düzeni bozmak için kullandığında her zaman minnettar kalıyorum. 'Yeterli değil' diyebilirsiniz ama yine de bir şeydir.

Sleigh Bells onlardan ayrılırsa bu şirketlerin hiçbiri kılını bile kıpırdatmayacak. Bu sadece bizim turnede daha fazla para kaybetmemize ve şu ankinden daha az dijital yayın (streaming) geliri elde etmemize neden olur. Bu içinde bulunması berbat bir durum ama gerçek bu. İhtiyacımız olan şey, endüstrinin en üst seviyelerinde daha sıkı düzenlemeler ve hesap verebilirliktir.

Karamsar olmak istemiyorum ama dürüst olmak gerekirse öyleyim. İşlerin gerçekten değişmesi için ne gerektiğini bilmiyorum. Şu anda hala bu işin içindeyim çünkü grubumu seviyorum, grup arkadaşımı seviyorum ve grubumuza kendinden çok şey katan insanları seviyorum. Aynı anda yozlaşmış bir sistemi desteklemek anlamına gelse bile, onlar yatırım yapmaya değer."

Krauss'un bu açıklaması aslında sektörlerin anlatıldığı gibi özgürlükçü olmadığına bir kanıt. Günümüz kapitalist düzeninde duvarlar ve engeller yok gibi gözükse de sanatçılar ve insanlara tercih seçeneği sunulmuyor.

Eğer yükselmek ve ünlemek istiyorsanız görüşünüze ters olan şeylere göz yummanız ve bu toksik kabul etmeniz gerekiyor. Görünmez bariyerle çevrili bir yolda yürümeniz ve yanlış(sisteme göre) adım atmamanız gerekiyor.

Bu açıklamadaki en güçlü kısım "Keşke çok milyonlu ve milyarder sanatçılar öne çıksa ve bu kurumları sorumlu tutmaya çalışsa. Bir noktada artık daha fazla paraya ihtiyacınız kalmıyor.

Gerçek güce sahip insanların ses çıkarması gerekiyor. Bir sanatçı platformunu mevcut düzeni bozmak için kullandığında her zaman minnettar kalıyorum. 'Yeterli değil' diyebilirsiniz ama yine de bir şeydir." açıklaması.

Tabii bu milyarlık isimler bu çağrıya kulak verir mi o da ayrı bir konu. Çünkü varlıklarını bu sisteme borçlular. Kurulu düzenlerini bozmuyorlar.